İçsel Barışı Gerçekleştirmenin Yolu; YOGA

İçinde bulunduğumuz sosyal ve ekonomik şartlar, insanları giderek artan bedensel ve zihinsel ger­gin­lik­ler­le karşı karşıya bırakıyor. Doğal yaşamdan uzak, hoşnutsuz, sıkıntı ve gerilim içinde yaşamak bir süre sonra ruhsal, zihinsel ve bedensel faaliyetlerimizi de etkilemeye başlıyor. Peki, yaşantımızı dengelemek ve daha huzurlu kılmak için ne yapmalıyız? İşte, günümüz yaşamının getirdiği bedensel ve zihinsel gerginliği gidermek, hayatını daha doyurucu kılmak için pek çok insan artık yoga uygulamalarına yöneliyor... Yoğun çalışma temposunun, stresli yaşamın hüküm sürdüğü günümüzde birçok insan tarafından ilgi gören, kişinin mutluluk ve huzurunu amaç edinen yoga öğretisi hakkında Yoga Eğitmeni Akil N. ALTUNİŞLER ile sohbet ettik.... Söyleşi: Hatice PALA / Mayıs 2006 ACTUAL MEDICINE: Yoga binlerce yıldır yapıldığı halde, birçok kişi yoganın ne olduğunu hala tam olarak bil­mi­yor. Yoga nedir açıklar mısınız? Akil N. Altunişler: Sağlık, mutluluk, denge ve uyumla bezenmiş değerler sisteminden oluşan Yoga; bir ya­şam bilimi, bir yaşama sanatı ve bir yaşam biçimidir. Bedensel güç kazanmanın, zihni say­dam­laş­tır­ma­nın, ruhu arındırmanın ve böylece de içsel barışı gerçekleştirmenin yoludur. Sanskritçe Yuj kök söz­cü­ğünden gelir. Anlamı, boyunduruk (beden, zihin ve duygulara egemen olunması), birleşme (insanın tüm yaradılışla uyum ve barış içinde yaşaması) ve bütünleşme’ (beden, zihin ve ruhun uyumlu bir­lik­te­li­ği yoluyla evrensel bilinçle, diğer bir deyimle yaratanla tümleşme) dir. ACME: Yoga günümüzün en popüler etkinliklerinden biri haline geldi ve ülkemizde de çok ilgi gör­meye başladı. Bu ilginin nedeni nedir, insanlar neden yoga yapıyorlar? Akil N. Altunişler: Günümüzde en büyük sorun insanın bedenine yabancılaşması. Hastalıkların bu denli yay­gın olmasının da ana nedeni bu. Bedenimizin ayrımına ancak bedensel bir sorunla kar­şı­laş­tı­ğı­mız­da varıyoruz. Çoğunlukla nasıl yaşamayı yeğliyoruz? Doğal yaşamdan uzak, hoşnutsuz, sıkıntı ve ge­rilim içinde... Yine büyük çoğunluğumuzun çözümü; sigara, alkol, aşırı yemek ve öfkelenme. Ancak bun­lar umar olmaktan çok sorunları daha da derinleştiriyor. Sevindirici olansa, insanların giderek bunun ay­rımına varmaları. Baskı altındaki yaşantımızı dengelemek ve sağlık sorunlarımızı çözmek için baş­vur­du­ğumuz bir çok eski bilgi, gerçekten de hızla yaşantımıza girmeye başladı. Yoga, bu öğretilerin ba­şın­da geliyor. Binlerce yıllık geçmişi olan yoga; günümüz yaşamının getirdiği bedensel ve zihinsel ger­gin­li­ği gidermek, yaşantımızı daha huzurlu, daha doyurucu kılmak için günümüzde bile geçerliliğini ko­ru­yan en etkin öğretilerden birisi. Aslında Yoga; sekiz basamaklı bir ruhsal aydınlanma yolu. Günümüzdeyse insanlar daha çok, yaşamın getirdiği bedensel ve zihinsel gerginliği gidermek ve yaşantısını daha hu­zur­lu ve doyurucu kılmak için yoga uygulamalarına yöneliyor. ACME: Yoga öğretisinin amacı nedir? Akil N. Altunişler: Yoga öğretisi; insanın mutluk ve huzurunu amaç edinerek; onun kusursuz gelişimini sağ­lamaya yönelir. ACME: Yoganın çeşitleri var mı? Akil N. Altunişler: Dört ana yoga okulu vardır. Karma Yoga (Eylem Yogası; herkese ve herşeye bencil olmayan bir davranışla, karşılık beklemeksizin hizmet etmek ve böylece ruhsal özgürlüğe kavuşmak), B­hak­ti Yoga (Sevgi-Bağlılık Yogası; koşulsuz sevgi vererek tam bir teslim oluşla tüm yaratılışta bulunan kut­sal öze yol alış), Jnana Yoga (Bilgi Yogası; kişinin tam bir bilinçlilik ve algıyla bilgiye yönelmesi), Raja/Ashtanga Yoga (Kral Yogası/Sekiz Basamaklı Yoga; - Klasik Yoga’dır). Benim de uyguladığım ve e­ğitimini vermeye çalıştığım yol. Patanjali adlı Hintli bir bilgece, Yoga Sutralar adlı yapıtında be­tim­len­miş sekiz aşama. 1- Yama (Olumsuz yanlardan arınma; şiddet, hırsızlık, açgözlülük, namussuzluk, ken­di­ne egemen olamama), 2- Niyama (Olumlu yanları güçlendirme; arılık, sadelik, yetinme, çalışma, tanrıya bağ­lanma), 3- Asana (Bedensel uygulamalar, bedene türlü biçimler verme), 4- Pranayama (Soluğun de­net­lenmesi, soluk çalışmaları), 5- Pratyahara (Duyuların geri çekilmesi, çabasız odaklanma), 6- Dharana (Zi­hinsel enerjiyi bir noktaya toplama, yoğun odaklanma), 7- Dhayana (Meditasyon, düşüncesiz farkındalık, odaklanmadan yoğunlaşma) 8- Samadhi (Birlik düşüncesine ulaşma, bireysel olanla evrensel o­lanın bütünleşmesi, tüm kavrayışların ötesindeki mutluluk ve huzur durumu, ermişlik. Yoganın sonul e­reği. İlk yedi evre, sonuncuya, samadhi’ye ulaşmak için izlenmesi, deneyimlenmesi ve ger­çek­leş­ti­ril­me­si gereken aşamalardır. Tüm yoga okullarının ortak ereğidir Samadhi. Yoga türlerine gelince. En yay­gın olanı, batıda (ve ülkemizde de) en çok uygulama alanı bulan Hatha Yoga’dır. Sekiz basamaklı öğ­retiye en bağlı olanıdır. Ha (güneş) ve Tha (ay) heceleri olumlu ve olumsuz enerjinin akışını ve kar­şıt­lık­ları simgeler. Gelişmiş soluk çalışmaları ve uzun ve derin soluklarla eşzamanlı bedensel uygulamalar yo­luyla bedendeki karşıt iki enerjinin dengelenmesi amaçlanır. Böylece, bedenin canlılık kazanması ve si­nir sisteminin gelişmesi sağlanır. Diğer çok sayıdaki yoga türünün çıkış noktası, temeli aslında Hatha Yo­ga’dır. Vurguladıkları bazı noktalar ve uygulanan yöntemler açısından bazı ayrımlar gösteririler. En bi­li­ne­nleri; Iyengar Yoga, Ashtanga Yoga, Kundalini Yoga ve Bikram Yoga. Bu konuda bir yoga ustasının saptaması kesinlikle gerçeği yansıtır. ‘Ne denli yoga eğitmeni varsa, o sayıda yoga türü vardır.’ ACME: Kendimize uygun olan yoga türünü nasıl belirleyebiliriz? Akil N. Altunişler: Seçeceğiniz yoga türü, neden yoga yapmak istediğinizle ilişkilidir. Örneğin; bedeni ye­terince esnek olmayan, diz eklemleri ve sırt bölgesi gergin olan bir kişi bedenine daha çok esneklik ka­zandıracak olanı, baş ve bel ağrılarından yakınan bir diğeri ise, stres ve gerginliği ortadan kaldırmaya yö­nelik gevşeme, soluk ve meditasyon çalışmalarına ağırlık veren bir başka yoga türünü yeğleyebilir. Has­talıktan ya da ameliyattan yeni çıkmış, ya da kalp sorunu olan bir kişiyseniz solunumu ve nabzı hız­lan­dırmayan, bedeni yormayan bir ders programı uygulayanını seçebilir, güçlü, sağlam, dayanıklı, esnek bir be­de­ni­niz ve meydan okumayı seviyorsanız duruşları akıcı ve bağlayıcı devinimlerle birleştiren bir yoga türüne yö­nelebilirsiniz. ACME: Yoga ve meditasyon arasındaki bağ nedir? Akil N. Altunişler: Az önce de belirttiğim gibi, aslında meditasyon yoganın sonul amacına ulaşmak i­çin deneyimlenmesi gereken bir süreçtir. Ruhsal aydınlanma yolundaki evrelerden biridir. Meditasyon bir dinlenme ve rahatlama anı değildir. Odaklanma-yoğunlaşma sürecidir. Zihni eğitir ve ona dinginlik ka­zandırır. İlk onbeş dakikadan sonra meditasyonla geçirdiğimiz her dakika sizi bilinçsiz zihninizin da­ha derinlerine götürür. Bu süreçte sıklıkla düşünceler dağılma eğilimindedir. Meditasyon uygulaması, dikkatinizin da­ğıl­dığının ayrımına varmayı, bu farkındalığı da içerir. Nasıl uyumak öğretilemezse, meditasyon da öğ­re­ti­lemez. Ancak, kişiyi bu sürece hazırlayacak adımlar açıklanabilir, meditasyonu kolaylaştıran bazı ko­şul­lardan söz edilebilir. Meditasyon, dünyanın iyileşmesine yardımcı olacak denli güçlü, kişisel bir araçtır. ACME: Yoga derslerinde neler yapıyorsunuz, neler öğretiyorsunuz, biraz anlatır mısınız? Akil N. Altunişler: Hindistan Vivekananda Yoga Üniversitesi’nden aldığım eğitimin bir gereği olarak ders­lerim yaklaşık 90 dakika sürmektedir. Uyguladığım ritüel; sınıfın düzeyi ne olursa olsun de­ğiş­mez. Derslere, bedeni gevşetip zihni dinginleştirmek için sırtüstü konumunda yaklaşık on dakika sü­ren sığ bir gevşemeyle başlanır. Daha sonra, uzun ve derin soluklarla bedeni ısıtma ve esnetme uy­gu­la­ma­larına geçilir. Bir sonraki süreç yoga duruşları (asanalar) dır. Ayakta, oturarak, yüzüstü, sırtüstü, yan­üs­tü ve başüstü konumunda; bedeni bükerek, çevirerek, esneterek ve uzatarak yaklaşık 25 duruş çalışılır. Du­ruşlar arasında zaman zaman beden dinlendirilir. Asanalardan sonra soluk çalışmalarına geçilir. Son o­larak, sırtüstü uzanma konumunda, bu kez de yaklaşık yirmi dakika süreyle derin gevşemeye geçilir. Be­denin bütünü yumuşatılır ve rahatlatılır. Bu sırada, beden enerjiyle dolar, canlanır, dinçlik kazanır. De­rin gevşeme olmazsa yoga uygulamaları bütünlenmemiş sayılır. ACME: Yoga vücuda ne kazandırır, yararları hakkında neler söyleyebilirsiniz? Sağlık üzerinde ne gibi olumlu etkileri var? Akil N. Altunişler: Öncelikle belirtmeliyim ki, çağdaş tıp araştırmaları yoga duruş ve uygulamalarının be­den ve zihin üzerinde yararlı etkiler yaptığını bilimsel olarak doğrulamıştır. Bel kemiği ve eklemler oy­nak kalmaktadır. Kemik kireçlenmeleri önlenmekte ya da azalmaktadır. Metabolizma canlanır. Be­de­nin iyileşme gücü artar. Yoga duruşlarındaki gerinmeler, büzülmeler ve bedenin yerçekimi yönünün de­ğiş­tirilmesiyle; beden dokularında ‘piezo/manyetik elektrik’ (buna basınç yoluyla elektriklenme de di­ye­biliriz) üretildiği anlaşılmıştır. Bu oluşum; bağ dokularının büyümesine ve güçlenmesine, besleyici mad­delerin hücre kenarlarından içeriye girmesine, akyuvar ve antikor üretimine ve böylece de bedenin bağışıklık sisteminin güçlenmesine olanak sağlar. ACME: Diğer bedensel spor etkinliklerinden farkı nedir? Akil N. Altunişler: Yoga uygulamaları; yavaş, sessiz, derin, yumuşak, özenli, düşünerek ve böylece de tam bir farkındalıkla (her uygulama yada eylemin ayrımına, bilincine varılarak) yapılmalıdır. A­sa­na­lara geçilince, duruşların içinde bir süre kımıldamadan kalınır (ileri yoga çalışmalarında bu süre yarım sa­ate dek uzayabilir). Duruşlara girerken, ya da geçerken duruşların içinde ve duruşlardan çıkarken soluk çok önemlidir. Uygulamalar sırasında bedenin her bölümü, her bir noktası çalışır. Böylece, yal­nız­ca kas ve eklemler değil, iç organlar, salgı bezleri, solunum, dolaşım, boşaltım ve sinir sistemleri de uy­gu­­la­ma­lar­dan yarar görür. Bedensel olarak sağlık kazanmak, zihinde de huzur ve dinginlik yaratır. Ay­rı­ca, uy­gu­la­malar sırasında zihin, baskılardan ve karmaşık bir çok düşünceden uzak, olabildiğine az dü­şün­ceyle meş­­guldür. Çünkü o sırada kişi, içinde bulunduğu o anı, şimdiyi (beden ve soluk farkındalığı) ya­­­şamaktadır. Bu edilgen bilinçlilik durumunda –ki buna beden ya da soluk merkezli meditasyon da di­ye­bi­li­­riz-, zihin zaman ve yer boyutundan uzaklaştığı oranda, beyin yüksek oranda alfa dalgaları yayar. Bu­nun, yaratıcılığı arttırdığı, ruhsal ve sinirsel (psikosomatik) rahatsızlıkları önlediği ya da iyileştirdiği bi­lin­­mektedir. ACME: Yoga yaparken nasıl giyinmek gerekir ve ne gibi malzemelerden yararlanılır? Akil N. Altunişler: Yoga uygulamaları için herhangi bir özel giysi koşulu yoktur. Ancak, bol ya da çok dar olmayan rahat ve hafif giysiler yeğlenirse, duruşlarda daha kolaylık sağlamaktadır. Yoga çıplak a­yak­la yapılır. Bunun iki nedeni vardır; yerle daha kolay bağlantıya geçmek ve yere daha sağlam bas­mak. Uygulamalarda, yaygı (mat) dışında herhangi özel bir malzemeye gereksinme du­yulmaz, ancak seyrek de olsa zaman zaman, bükülmeleri kolaylaştırmak için kemer ve destek sağ­la­mak için de blok kullanılabilir. ACME: Herkes yoga yapabilir mi, bunun için bir yaş sınırlaması var mı? Çocuklar da yoga yapabilir mi? Akil N. Altunişler: Herkes yoga yapabilir. Yoga uygulamalarında yaş ve cinsiyet sınırlaması yoktur. Be­denin sağlam, güçlü ve esnek olması da gerekmez. Kaldı ki kısa bir süre içinde bu özellikler ka­za­nı­la­cak­tır. Evet, çocuklar da yetişkinler gibi yoga yapabilir. Kaldı ki bedenleri çok daha esnek olduğundan bir çok duruşu daha kusursuz yapabilmektedirler. Bu nedenle de yoganın onlar üzerindeki etkisi daha kalıcı olmaktadır. Yoga uygulamalarıyla çocuklar yetenek ve güçlerini en iyi biçimde kullanmayı öğreniyorlar. Beden ve zihinleri arasında, denge veuyum sağlandığından, dikkatlerini yaptıkları işe ve özellikle de derslerine daha kolay verebiliyorlar. ACME: Yoga öğrenmek zor mudur, ne kadar sürede öğrenilir? Akil N. Altunişler: Bu konuya uygun düşen şöyle bir söz vardır. ‘Yoganın en güç yanı; yoga ma­tını (yaygısını) yere sermektir’. Yoga öğrencisi başlangıçta iki engelle karşılaşır. Bedensel (kas ve ek­­lemlerin sertliği nedeniyle, bir duruşa girdiğinde bir çok sınırlama ve güçlükle karşılaşır.) Zihinsel (be­densel güçlükleri aşma hırsı, oluşan acıyı engelleme isteği ve bunların sonucunda duruştan ve daha da ileri giderek uygulamalardan, yogadan cayma). Oysa, yoganın; bedensel olduğu denli, zihinsel ve ruh­sal bir eğitim olduğunu da unutmamak gerekir. Böylesi bedensel engellerin çok olağan ve hatta ge­rek­li olduğunun onanması gerekir. Uygulamalar sonrasında bedensel ve zihinsel olarak bir hafiflik yaşansa da, kalıcı bir yarar için kararlılık, düzenlilik ve sabırlı olma koşulu vardır. Bazıları konuya merakla yaklaşır ve meraklarını üstünkörü giderip uygulamalardan uzaklaşırlar. Bazılarıysa, içlerindeki güzellikleri bulmaya başladıklarını duyumsar ve yogayı yaşantılarının bir parçası durumuna getirirler. ACME: Yoga tekniklerinin yanlış veya bilinçsizce uygulanması bedenimize zarar ve­re­bi­lir mi? Yogaya yeni başlayanlara neler önerirsiniz? Akil N. Altunişler: Elbette verebilir. Ancak bunu önlemenin çok kolay yolları vardır. Konunun en ön­ce­likli yanı, eğitimli bir eğitmen denetiminde çalışmaktır. Sizi; yapısal özelliklerinizi ve bedensel so­run­la­rınızı değerlendirerek yönlendirecektir. Başlangıçta, belli bir süre (bu süre, öğrencinin bedensel gü­cü­ne, esnekliğine, algılayış yeteneğine ve uygulama sıklığına göre değişiklik göstermektedir) sı­nır­la­rın ol­duk­ça altında çalışılmalıdır. Beden ve zihin uygulamalara uyum sağladıkça sınırlara yakın ve giderek de sı­nırlarda –ki bunu en iyi öğrencinin kendisi belirleyecektir- çalışılır. Sınırlar kesinlikle geçilmez. Bu çiz­giyi nasıl saptayabiliriz? Duruşun içindeyken bedenin çalışan bölgelerinde, kas ya da eklemlerde bazı ağrılar duyumsanacaktır. Bunun olması, gelişme için gereklidir de. Ancak, bu ağrının/acının dayanılmaz bir sancı durumuna dönüşmemesi koşuluyla. Buna dönüşüyor olması sınırların geçiliyor olması an­la­mı­na gelir. Yoga‘da tüm uygulamalar; tam bir farkındalıkla uy­gu­lan­ma­lı­dır. Her eylemin bilincine ve ay­rı­mı­na vararak. Bir de, Yoga da kesinlikle yarışım olmadığını her an a­nım­samamız gerekir. Ne başkasıyla, ne de kendimizle. Bunları sağladığımız an, bedeni incitme olasılığımız da kendiliğinden ortadan kal­ka­cak­tır. ACME: Siz, ne zamandan beri yogayla ilgileniyorsunuz? Akil N. Altunişler: Benim yoga felsefesiyle tanışmam lise yıllarına rastlar. O günden bu yana da yoga hep yaşantımda oldu. Fakülte, iş yaşamı, evlilik ve emeklilik derken, bir de baktım ki, Yogakil’Studio da; eşim yöneticilik, bense yoga eğitmenliği yapıyorum. Bu denli severek yaptığım başka bir iş o­la­maz­dı... ACME: Yogayla ilgili eklemek istediğiniz bir konu var mı? Akil N. Altunişler: Bedenle zihin bir bütündür, birbirinden ayrılmaz. Yoga uygulamaları sırasında be­den gevşeyince zihin de yenilenecek, hem bedensel hem zihinsel canlılığa, dinginliğe kavuşacaksınız. Da­ha az öfkelenecek, daha hoşgörülü olacaksınız. Daha çok kendinize güvenecek, ruhsal sorunlarınızla da­ha kolay baş edeceksiniz. Yoga; bedeninizle bağlantıya geçmenin, yaşantınızla daha derin olmanın ve i­çinizdeki güzellikleri görmenin yoludur. Unutmayın, yoğun yaşam akışı içinde kendinizi ye­ni­le­ye­mez­si­niz, yenik düşersiniz. Yoga kesinlikle size de ulaşacak bir nokta bulacaktır. Söyleşimizi, çok anlamlı bul­du­ğum bir tümceyle bitirmek istiyorum. ‘Güçlü bir bedenin, dingin bir zihnin ve huzurlu bir yüreğin yok­sa; yaşamındakilerin hiç bir önemi yoktur... ACME: Verdiğiniz doyurucu bilgiler için teşekkürler. Akil N. Altunişler: Bu olanağı bana verdiğiniz için ben de size teşekkür ederim…


Kaynak: Actuel Medicine

2 görüntüleme

©2019, Duygu Yüksel tarafından kurulmuştur.